Konyamızı anlatan şiirler

Gecelerde Konya



Güneşinde bölük bölük yanarım

Bir Mevlana sıcaklığı Konya’da

Memlekete değer, kıymet sayarım

Bir Mevlana serinliği Konya’da

 

“Mesnevi” ruhuna saygı dururum

Sesini ruhumda duyar olurum

Dalgın dalgın ak göğsüme vururum

Bir Mevlana sarhoşluğu Konya’da

 

İçimde kabarır kutsal bir dava

Gönül arzu eder, Hak bizi sava

Sokaklarda cuşa girmiş bir hava

Bir Mevlana coşkunluğu Konya’da

 

Uyandım geceden, açtım perdeyi

Çok derinden bir ses; bana “Gel” deyi

Duygulu gönlüme verdi sevgiyi

Bir Mevlana sevdalığı Konya’da

 

Doğruldum yataktan baktım dışarı

Oynaşır kubbede yıldızlar feri

Anılır dünyaca Konya’nın yari

Bir Mevlana saygınlığı Konya’da

 

Özütürk aşk bahçesinde yorulmaz

Gül dalından diken batsa darılmaz

O Yeşil Kubbe’de kılalım namaz

Bir Mevlana şükürlüğü Konya’da

                

Ramazan Özütürk…

 

 

 

KONYA AAHH! KONYA!

Saklamış savatlı, gümüş sandıklarda

Saklamış saklayacak hiçbir şeyi kalmayana dek

Pandora kutusu kırılana kadar

Osmanlı’nın her dem ıtırlı kokusunu…

Tuğra gözlü evlatlarından memnun

Buğra yürekli konuklarıyla bahtiyar

Konyam aah! ..Konyam aahh.! ..

Hep sevdiğim, 
Hep seveceğim kanaatkar sevgili..

Adese ile Afrayı bağlayan Nalçacı

Arkasında Fuar, devamında Zafer, 
Alaaddin’ i, Meram’ıyla…

Huzurun rüyalarımı aydınlatan bakışı

Hırsız gecelerin bana saltanatından,

Ruhuma sığınacak avuntular verir..

Aaahh! ..Sevdiğim Aaahh! ..

Hz.Mevlana’ nın ruhu bir yanda,

Evliyalar şehri Konya’ da…

Bir kareli Türkmen nakışı,

Ne hürdür yönler gibi

Ne esir ülkülerimde

İner ruhsar gölgeleri büyük yalnızlığıma

Ruhum şenlenir

Vuslat ve sıla anısında…

Konya aahh! .. Konya…

İçinden elmaslar akan nehir

Konya,

Yeniden bulmadır kaybolmuş asumanları,

Kavuşmadır Hz.Mevlana, Hacı Veysizade’yle

Şerafettin Camiinde öğle namazı kılmadır…

Havzan’ da boyumca etli ekmek yemek,

Meram’ da huzuru, düşü, hülyayı bulmadır…

Evet yeniden bulmadır kaybolmuş asumanları…

Erdemin yeniden boy verdiği,

Yeşerdiği saksılarda…

Tespih çektiği pencerelerde..

Bir kudurgan yel esti savurdu beni

İçimdeki olmuş ve olmamış şeyleri…

Hissediyordum yaprak yaprak

Bir şeylerimin kuruduğunu, döküldüğünü..

Mecburen mecburiyetten Ankara’ da..

İlk sarı ay,

Derin kuyulara doluştuğunu,

Sabahları olur iri, kaba, soğuk..

Yada bıkkın, boğucu, sıcak…

Giderim, gideriz özlemlerimizle

Başka yerlere..

İşte o zaman ne buyur eden olur çay’ a kahveye

Ne de hatırımızı soran ön yargısız

İçim burkulur yeniden

Yeniden dönerim karanlığıma

Ben oraya gitmeliymişim meğer

Konya’ya..

Konya aah! .. Konya! ..

Ekmeğe, uykuya, suya tat veren sihir!

Aaah!

Ciğerim dostlarım

Aynı amaca takılırken

Aynı anıyla kala kalmışız,

Elimiz böğrümüzde…

Konya aahh! Konya! ..

Kaybettiğim sevgili…

 

Abdurrahman KARA …

 

Yolunuz Düşerse  Konya'ya
 
Eğer yolunuz düşerse Konya'ya
sevgiyle temasa eden gözler karşılar sizi.
Duru, saf ve temiz gönüllerin
bakışlarıyla aydınlanır yüreğiniz.
Dervişanlar diyari Konya.
Asırlardır taze kalan hoşgörüsüyle 
Hz. Mevlana karşılar his dünyanızı
bir an dalar gidersiniz asırlar ötesine.
Her dem
"Ne olursan ol, yine gel"  der Hz. Mevlana
pörsüyen, çetrefilleşen duygu yoğunluğuna
kucak açar Gönül Sultanı.
Ve O'nu ziyaret edince
ayrı bir iklime bürünür benliğiniz.
 
Eğer yolunuz düşerse Konya`ya
Selçuklu Sultanları karşılar sizi.
Bütün haşmetiyle hala ayaktadır Selçuklu.
Alaaddin Tepesine gelince
Sultan Keykubatìn cayını içmeden gidemezsiniz
Kimler gelip gecmedi ki,
Kimler ayak basmadı ki!
Kim bilir hangi yanık gönüller 
dua dua yakarışlarla inledi Alaaddin Cami`inde.
Asırlardır
uhrevi bir havayla tekbirler getirilir
eller duaya kalkar o mübarek mabedde.
 
Eğer yolunuz düşerse Konya'ya
Meram`a  uğramadan geçmeyin sakın.
Kuşbakışıyla bakın Akyokuş'tan
hoşgörü diyarı Konya`ya.
Bir yorgunluk kahvesi için
Meram`ın güzellikleri içerisinde.
 
Eğer yolunuz düşerse Konya`ya
bilin ki,
tarihin taşlı yollarında
bir yolculuğa çıkmışsınız demektir.
Karatay, Inceminare medreseleriyle
duygu yoğunluğuna bürünürsünüz.
Kayalı Park`ta gezinirken
Serafeddin Cami size bir şeyler anlatır gönül diliyle.
Bakmayın Iplikçi Camiinin tuğla duvarlarına
Yedi asır önce
nakış nakış işlenmiş
gönül tuğlalarıdır onlar.
 
Havzan`a  uğrarsanız
etliekmek kokularıyla
acıktığınızı hissedersiniz bir an.
O mis gibi etliekmek kokuları
hem gözünüzü
hem gönlünüzü
hem de midenizi doyurmaya yeter de artar bile.
 
Sakın Valilik binasinin önünden geçmeyin
Biraz ileriden
Yeraltı Carşısının üzerinden bakın
o muhteşem yapıya,
Çünkü Osmanlı`nın  izleri var o taş duvarlarda
 
Girmeyin Üçler Mezarlıgı`na,
bedenleri toprak altında
ama
hatıraları hep aramızda dolaşan
sayısız gönül erinin sohbetiyle püryan olursunuz
ayrılamazsınız o manevi dünyadan
ve
siz farkında olmadan
hisleriniz gözlerinizden taşar damla damla.
 
Eğer yolunuz düşerse Konya`ya
Bir selam verin Hacı Veyis Zade`ye
Geçin yolun karşısından
Özyurt Köyü`nden getirilen 
kesme taşların üzerinde bir mola verin
nefis tavşan kanı cayınızı yudumlarken.
 
Kapu Cami`sine uğrarsanız
Tahir Hoca hala vaaz verir
dinleyin
eğer duyamazsanız
duvarlara sorun
onlar anlatır size bir bir.
 
Aşık Semi ile meşke dalın
vallahi lezzetine doyamazsınız
o uhrevi fısıltıların.
 
Güzel ülkemin güzel şehri Konya.
Her bir adımında tarih kokar,
Mevlana hoşgörüsüyle berraklaşır bakışlar,
sevgiyle size yönelen gözler görürsünüz
tarihin gizemiyle yoğrulan sokaklarda.
 
Her maziye dalışımda
burun direklerim sızlar.
Hasretle çırpınır ruhum ayrılığın girdabında,
Donar kalır hislerim sensiz geçen akşamlarda
Ve dudaklarımdan dökülür ah-u zarım 
fısıltılarla;
Selam olsun size
güzel ülkemin güzel insanları
Ve selam olsun sana
Şehirler Sultanı Konya`m
Selam olsun
Selam...
             
İlker Çakır